TFF’nin bu hamlesi aslında bir ilk değil. Daha önce 22 Ocak 2025’te de benzer bir karar alınmış, ancak gelen tepkiler üzerine engel kısa sürede kaldırılmıştı. Federasyonun aynı adrese yönelik tekrar bir engelleme kararı alması, akıllarda soru işaretleri yaratıyor. Bu durum, TFF’nin yetki alanını ne kadar geniş yorumladığı ve internet özgürlüğü konusundaki tutumu hakkında tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Google AMP erişim engeli Neler Sunuyor?
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) TFF’nin erişim engelleme yetkisini iptal etmiş olması, olayın hukuki boyutunu daha da karmaşık hale getiriyor. AYM’nin 14 Ekim 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan kararı, TFF’nin bu yetkisini Anayasa’ya aykırı bulmuştu. Ancak kararın yürürlüğe girmesi için tanınan dokuz aylık süre henüz dolmadığı için, TFF mevcut yetkisini kullanmaya devam edebiliyor. Bu durum, hukuk çevrelerinde de tartışmalara neden oluyor; zira AYM’nin iptal ettiği bir yetkinin, geçiş süreci bahanesiyle kullanılmaya devam edilmesi hukukun ruhuna aykırı bulunuyor.

Teknik açıdan bakıldığında, engellemenin doğrudan ampproject.org alan adına yapıldığı görülüyor. AMP projesi, özellikle haber siteleri ve içerik platformları için mobil cihazlarda sayfa yükleme hızını artırmayı hedefleyen bir açık kaynaklı altyapı sunuyor. Projenin dokümantasyon merkezi 2019’da amp.dev adresine taşınmış olsa da, ampproject.org hala yönlendirme ve kaynak amaçlı kullanılıyor. Bu nedenle, erişim engelinin pratikte ne gibi sonuçlar doğuracağı merak konusu.
Erişim engelinin, AMP altyapısını kullanan haber sitelerinin ve diğer içerik platformlarının doğrudan etkilenmesi beklenmiyor. AMP, merkezi bir sunucu sistemi olmaktan ziyade, yayıncıların kendi sitelerine entegre ettiği bir kod yapısıdır. Dolayısıyla, haber siteleri ve diğer platformlar, bu erişim engelinden bağımsız olarak yayın hayatlarına devam edebilirler. Ancak, AMP projesine erişimin engellenmesi, bu teknolojinin yaygınlaşmasını ve geliştirilmesini olumsuz etkileyebilir.
Tüm bu gelişmeler ışığında, TFF’nin Google AMP’ye yönelik erişim engeli kararı, internet özgürlüğü, kurumların yetki alanları ve teknolojik altyapılara müdahale gibi önemli konuları yeniden gündeme getiriyor. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına rağmen, TFF’nin bu yetkiyi kullanmaya devam etmesi, hukuk devleti ilkesiyle ne kadar bağdaşıyor? Bu soruların yanıtları, Türkiye’deki internet ekosisteminin geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Bu tür teknik altyapı sitelerine erişim engeli getirilmesi, Türkiye’nin dijitalleşme hedeflerine ve teknolojiyeAdaptasyon sürecine zarar verebilir. TFF’nin bu kararının ardındaki gerekçeler ne olursa olsun, kararın sonuçları dikkatle değerlendirilmeli ve internet özgürlüğünü kısıtlamayan çözümler üzerinde durulmalıdır. Aksi takdirde, bu tür uygulamalar, Türkiye’nin teknoloji alanındaki rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir ve ülkenin uluslararası itibarını zedeleyebilir.
