Yalçıntaş, OYAK’ın 2030 vizyonunun; seçici biçimde büyüyen, güçlü nakit üreten ve portföyünü uzun vadeli yapısal eğilimlerle uyumlu şekilde dönüştüren bir kurum olmak üzerine kurulduğunu ifade etti. 2026 yılını operasyonel dayanıklılığın güçlendirildiği ve 2030’a giden yolun sağlamlaştırıldığı bir “konsolidasyon yılı” olarak tanımlayan Yalçıntaş, bu süreçte nakit üretimini ve operasyonel verimliliği artırmayı hedeflediklerini belirtti.
OYAK Yatırım Neler Sunuyor?
OYAK’ın portföy mimarisinin temel taşları ise altyapı, enerji, yüksek teknoloji, lojistik ve madencilik olarak belirlenmiş durumda. Altyapı yatırımları, öngörülebilir nakit akışı ve bilanço sağlamlığı ile portföyün temelini oluştururken, enerji yatırımları sanayi faaliyetlerinin sürekliliği ve verimliliği açısından kritik bir rol üstleniyor. Yapay zeka ve bilişim alanları ise verimlilik, ölçeklenebilirlik ve rekabet gücü açısından önemli bir kaldıraç sunuyor. Lojistik ve madencilik yatırımları ise küresel tedarik zinciri güvenliği ve kaynak erişimi açısından tamamlayıcı nitelik taşıyor. Otomotiv sektöründe ise hibrit ve elektrikli araç teknolojilerine yatırım yapılarak geleceğin ulaşım çözümlerine odaklanılıyor.
OYAK’ın Türkiye ekonomisine olan katkıları da göz ardı edilemez. Yalçıntaş, OYAK şirketlerinin faaliyet gösterdiği sektörlerde üretim kapasitesi, ihracat performansı ve istihdam katkısıyla kritik bir konumda bulunduğunu belirtti. OYAK, Türkiye’de ödenen toplam vergilerin yüzde 1,7’sini ve Türkiye toplam ihracatının yüzde 2,3’ünü tek başına gerçekleştiriyor. Demir-çelik ve ham çelik üretiminde lider, otomotivde Türkiye otomotiv ihracatında birinci, enerjide arz güvenliği ve altyapı sürekliliği açısından stratejik bir role sahip. Ayrıca, kimya ve tarım-gıda alanlarında ihracat ve katma değer odaklı üretim yapıyor.
OYAK’ın küresel faaliyetleri de giderek genişliyor. Şu anda Türkiye dahil 24 ülkede, 6 kıtada faaliyet gösteren kurum, 2030 vizyonu doğrultusunda coğrafi yayılmadan ziyade mevcut pazarlarda derinleşmeye odaklanıyor. 115’ten fazla ülkeye gerçekleştirilen ihracatın, katma değer, ürün çeşitliliği ve sürdürülebilir pazar payı odağında büyütülmesi hedefleniyor. 2030 itibarıyla 10 milyar ABD doları ihracat hacmine ulaşılması ve toplam istihdamın 39 bin kişiye çıkarılması planlanıyor.
OYAK, sürdürülebilirlik ilkesini de iş süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Özellikle karbon yoğun sektörlerde düşük karbonlu üretim, enerji dönüşümü ve kaynak verimliliği odaklı yatırımlar hızlandırılıyor. Bu dönüşüm, finansal disiplin çerçevesinde uzun vadeli düzenlemeler ve piyasa beklentileriyle uyumlu bir şekilde yönetiliyor.
OYAK’ın 2030 vizyonu, şirketin sadece finansal büyüklüğünü artırmakla kalmayıp, aynı zamanda Türkiye ekonomisine olan katkısını da önemli ölçüde yükseltmeyi hedefliyor. Altyapıdan enerjiye, teknolojiden lojistiğe kadar çeşitli sektörlerde yapılacak yatırımlar, Türkiye’nin rekabet gücünü artırırken, istihdam olanakları da yaratacak. OYAK’ın sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı ise gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu yerine getirme amacını taşıyor. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, OYAK’ın 2030 hedefi sadece bir yatırım planı değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişimine yönelik stratejik bir hamle olarak değerlendirilebilir.
