Bugüne kadar yapay zeka pazarında genellikle Silikon Vadisi merkezli teknoloji devlerinin sunduğu araçları konuşuyorduk. Ancak algoritmaların gelişmesi ve altyapı limitlerinin aşılmasıyla birlikte Türkiye’den çıkan girişimler, doğrudan küresel rakipleriyle boy ölçüşecek projelere imza atıyor. İşletmelerin dijitalleşme sürecindeki yüksek maliyet ve uzun zaman bariyeri, gelişmiş üretken yapay zeka sayesinde saniyelere iniyor. Son kullanıcı tarafında ise sohbet botları, ekranın arkasında soğuk bir makine olmaktan çıkarak anlık mimikleriyle sizinle etkileşime giren, dertleşen sanal dostlara evriliyor. Bu noktada hem B2B (işletmeden işletmeye) hem de B2C (işletmeden tüketiciye) tarafında pazarın dinamiklerini değiştiren bu iki yeni girişimin detaylarına yakından bakıyoruz.
yapay zeka girişimleri Neler Sunuyor?
Wemob: KOBİ’ler İçin Kodsuz ve Hızlı Dijital Dönüşüm
Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için dijitalleşme süreci genellikle karmaşık, maliyetli ve uzun zaman alan bir yapıya sahip. Birleşik Krallık’ta tescilli olarak faaliyet gösteren ve Türk girişimciler tarafından kurulan teknoloji şirketi Wemob, bu zorlu tabloyu tamamen değiştiriyor. Platform; mobil uygulamalardan kurumsal web sitelerine, e-ticaret altyapılarından blog sayfalarına kadar bir işletmenin ihtiyaç duyduğu tüm dijital varlıkları tek bir yapay zeka altyapısı üzerinden saniyeler içinde inşa ediyor.
Wemob’un en büyük avantajı, hiçbir kodlama bilgisine ihtiyaç duymaması ve kullanıcıdan sadece sade bir Türkçe komut beklemesi. Örneğin pazarın güçlü oyuncuları olan Wix veya Shopify gibi platformlar hala kullanıcıların manuel olarak şablon seçmesini ve sürükle-bırak yöntemleriyle siteyi tasarlamasını bekliyor. Mobil uygulama geliştirme tarafında ise FlutterFlow veya Bubble gibi popüler kodsuz (no-code) platformlar belli bir seviyede teknik mantık ve tasarım becerisi gerektiriyor. Wemob ise bu süreci baştan uca otomatikleştirerek App Store ve Google Play’de yayınlanmaya hazır profesyonel ürünler veriyor. Şirketin kurucu ortağı ve CEO’su Hüseyin Can Çalışkan, hedeflerinin KOBİ’ler için dijitalleşmeyi bir lüks olmaktan çıkarıp ulaşılabilir bir hak haline getirmek olduğunun altını çiziyor. TÜBİTAK ve KOSGEB destekleriyle de beslenen şirket, güçlü hukuki yapısıyla kısa vadede Türkiye pazarına, orta vadede ise küresel arenaya odaklanıyor.
Talking Buddy AI: 3D Evreninde Duygusal Zekaya Sahip Asistanlar
Yapay zeka asistanları konusunda bir diğer yenilikçi adım ise Ankara merkezli YapAI Labs’ten geliyor. Girişim, yapay zekayı sadece sorulara metinle yanıt veren standart bir bot olmaktan çıkararak Unity tabanlı 3D interaktif bir evren sunan Talking Buddy AI uygulamasını kullanıcılara sunuyor. Geliştirici ekip, projeyle birlikte standart dil modellerini gerçek zamanlı 3D simülasyonla harmanlıyor. Günümüzde Character.ai veya ChatGPT Voice gibi küresel örnekler ağırlıklı olarak metin ya da statik ses üzerinden ilerliyor. 3D avatar sunan Replika gibi uygulamalar ise etkileşim ve doğal dil işleme kapasitesi konusunda bazen istenilen akıcılığı ve yerel dokuyu veremiyor. Talking Buddy AI ise her biri farklı hikayeye ve kişiliğe sahip karakterlerin anlık mimiklerini, jestlerini ve duygusal tepkilerini eş zamanlı olarak yönetiyor. Kullanıcının ses tonunu ve cümlenin bağlamını anında analiz eden sistem, karaktere sevinç veya sitem gibi otonom reaksiyonlar verdiriyor. Projenin teknik anlamda rakiplerinden ayrıştığı en kritik nokta ise “Düşünceli Hafıza Mimarisi”. Birçok sohbet botu geçmiş konuşmaları sadece genel bir bağlam olarak tutarken, Talking Buddy AI oldukça proaktif davranıyor. Eğer karaktere “Şu gün önemli bir sınavım var” derseniz, o gün geldiğinde size kendi inisiyatifiyle bir bildirim göndererek sınavınızın nasıl geçtiğini soruyor. Yabancı dil pratiğinden moda danışmanlığına kadar özelleştirilebilen bu deneyim, iOS ve Android mağazalarında teknoloji tutkunlarını bekliyor.
Bu iki girişimin de gösterdiği gibi, Türkiye’deki yapay zeka ekosistemi giderek olgunlaşıyor ve küresel pazarda rekabet edebilecek düzeyde yenilikçi çözümler sunuyor. Wemob’un KOBİ’lerin dijital dönüşümünü kolaylaştırması ve Talking Buddy AI’ın duygusal zekaya sahip 3D asistanlar sunması, yapay zekanın iş dünyası ve günlük yaşamdaki potansiyelini gözler önüne seriyor. Önümüzdeki yıllarda bu ve benzeri projelerin sayısının artmasıyla Türkiye’nin yapay zeka alanındaki iddiası daha da güçlenecek gibi görünüyor.
