Bakan Uraloğlu, Türkiye’deki 5G uyumlu cihaz sayısının 32 milyon civarında olduğunu ve bu cihazların %90’ının aktif olarak 5G ağına entegre olduğunu belirtti. Bu oran, dünya standartlarında bir başarı olarak kabul ediliyor. Bakanlık, artan talebi karşılamak ve iletişimi ülke geneline yaymak amacıyla 5G hizmetlerinin önümüzdeki iki yıl içinde Türkiye’nin her köşesine ulaştırılmasını hedefliyor.
Türkiye 5G abone sayısı Neler Sunuyor?
5G teknolojisi, sadece mobil internet hızını artırmakla kalmayıp, otonom sürüş sistemleri, robotik üretim, akıllı tarım ve 8K canlı yayın gibi alanlarda da büyük yenilikler getirecek. Bu nedenle, 5G’ye yapılan yatırımlar, ülkenin ekonomik büyümesi ve rekabet gücü açısından stratejik bir öneme sahip.
5G’nin sorunsuz çalışması için güçlü bir fiber optik altyapı gerekiyor. Türkiye, bu alanda da önemli adımlar attı. 2002’de 81 bin kilometre olan fiber ağ uzunluğu, günümüzde 657 bin kilometreye ulaştı. Türk Telekom, bu yatırımların önemli bir parçası olarak 2025 sonu itibarıyla 535 bin kilometrelik fiber ağ uzunluğuna ulaşmayı ve 34,2 milyon haneyi fiberle buluşturmayı hedefliyor. Bu gelişmeler, Türkiye’yi Avrupa’da fiber altyapı konusunda ön sıralara taşıyor.
Türkiye’nin fiber altyapısındaki bu hızlı gelişimi, ülkeyi Avrupa’da en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk üç ülke arasına sokarken, abone sayısında da dördüncülüğe yükseltti. Türk Telekom’un baz istasyonlarının %61’ini fiberle bağlamış olması, Avrupa’nın 2028 hedefi olan %53’ün bile ötesinde bir başarıyı gösteriyor. Bu durum, Türkiye’nin sadece 5G’ye değil, geleceğin iletişim teknolojilerine de ne kadar hazır olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye’deki 5G abone sayısındaki bu hızlı artış, tüketicilerin yeni teknolojilere adaptasyon konusundaki istekliliğini ve ülkenin dijitalleşme potansiyelini açıkça gösteriyor. Ancak, bu büyümenin sürdürülebilir olması için altyapı yatırımlarının devam etmesi ve 5G teknolojisinin sunduğu fırsatların farklı sektörlerde değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle, yerli teknoloji şirketlerinin 5G ekosisteminde daha aktif rol alması, Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünü artıracaktır.
