Verilere yakından bakıldığında, 5G’nin aktifleştiği 1 Nisan’da 2 bin 400 civarında olan şikayet sayısının, sadece 10 gün içinde 3 bin 402’ye fırladığı görülüyor. Bu hızlı artış, yıllık bazdaki eğilimleri de etkilemiş durumda. 2025’in ilk dört ayı ile 2026’nın aynı dönemi karşılaştırıldığında, şikayet hacminin 35 bin 536’dan 38 bin 536’ya yükselerek yüzde 8’lik bir artış kaydettiği belirlendi.
5G şikayet Neler Sunuyor?
Kullanıcıların 5G Geçişinde En Çok Şikayet Ettiği Konular Neler?
Altyapı uzmanlarına göre, şikayetlerin temelinde “vaat edilenlerle gerçeklerin örtüşmemesi” yatıyor. Kullanıcıların operatörlere yönelttiği başlıca eleştiriler şunlar:
* Şebeke ve Çekim Sorunları: Kapsama alanı sorunları listenin başında geliyor. 5G simgesi görünmesine rağmen, sinyal gücünün yetersiz olduğu ve özellikle kapalı alanlarda bağlantının tamamen kesildiği belirtiliyor.
* Hız Beklentisinin Karşılanmaması: 5G’den beklenen yüksek hızlar yerine, kullanıcılar çoğu zaman 4.5G’den bile daha düşük performansla karşılaşıyor.
* Bağlantı İstikrarsızlığı: Cihazların sürekli olarak 5G ve 4.5G arasında geçiş yapması, veri akışında kesintilere ve batarya ömrünün azalmasına yol açıyor.
* Cihaz Uyumluluk Sorunları: Teknik olarak 5G’yi destekleyen üst düzey cihazların, operatör sistemlerinde “uyumsuz” olarak algılanması, kullanıcıların bu teknolojiden yararlanmasını engelliyor.
* Pazarlama ve Gerçeklik Arasındaki Fark: Reklamlarda belirtilen 5G kapsama alanlarıyla, gerçek kapsama haritaları arasındaki farklılıklar kullanıcıların tepkisini çekiyor.
Bu Durum Normal mi, Yoksa Altyapı Yetersiz mi?
Uzmanlar, mobil teknolojilerde yeni nesillere geçişte (örneğin, 3G’den 4G’ye geçişte olduğu gibi) ilk aylarda teknik sorunların yaşanmasının beklenebilir olduğunu belirtiyor. Ancak Türkiye’deki 5G geçişinde, altyapının henüz tam olarak hazır olmaması ve mevcut sistemlerin büyük ölçüde 4.5G şebekesi üzerine kurulmuş olması, “gerçek 5G” deneyimini geciktiriyor.
Kullanıcı Deneyimleri: 4.5G'yi Arar Olduk
Şikayet platformlarına yansıyan kullanıcı yorumları, durumun vahametini ortaya koyuyor. Örneğin, Düzce’den bir kullanıcı, 4.5G ile 50 Mbps hız alırken, 5G’ye geçtikten sonra hızının 8 Mbps’ye düştüğünü ve bağlantının sürekli olarak “H+” (3G) moduna gerilediğini belirtiyor. Başka bir kullanıcı ise, 5G uyumlu cihazına rağmen operatörün “cihazınız uyumlu değil” diyerek kampanya haklarını tanımlamadığını ifade ediyor.
Türkiye’nin 5G’ye geçişi önemli bir teknolojik atılım olsa da, operatörlerin altyapı iyileştirmelerini hızlandırması ve müşteri hizmetleri konusundaki bilgi eksikliklerini gidermesi gerekiyor. Aksi takdirde, yüksek hız vaadi, sürekli bir bağlantı sorununa dönüşebilir. Tüketicilerin yaşadığı bu deneyimler, 5G’nin potansiyelini tam olarak ortaya koyabilmesi için daha fazla yatırım ve koordinasyon gerektiğini gösteriyor. Operatörlerin şeffaf bir iletişim stratejisi izleyerek, kullanıcıların beklentilerini doğru yönetmesi ve teknik sorunlara hızlı çözümler üretmesi, 5G’nin başarısı için kritik öneme sahip.
