Santralin tam kapasiteyle çalışması durumunda yaklaşık 2,5 milyon evin elektrik ihtiyacını karşılayabileceği öngörülüyor. Bu rakam, bazı küçük ülkelerin toplam enerji tüketimine denk bir kapasiteye işaret ediyor. Bakan Bayraktar, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son yıllarda uyguladığı enerji politikaları sayesinde küresel krizlerden en az etkilenen ülkelerden biri haline geldiğini vurguladı.
doğalgaz santrali Neler Sunuyor?
Türkiye’nin enerji sektöründeki uzun vadeli planlamalarına da değinen Bayraktar, yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılacağını, doğal gaz ve elektrik altyapısının güçlendirileceğini, nükleer enerji projelerinin hayata geçirileceğini ve enerji verimliliğinin artırılacağını ifade etti. Ayrıca, uluslararası iş birlikleriyle Türkiye’nin enerjide merkez ülke olma hedefi doğrultusunda ilerleneceğini sözlerine ekledi.
Doğal gaz çevrim santrallerinin önemine dikkat çeken Bakan Bayraktar, bu santrallerin 7/24 kesintisiz üretim yapabilme, yenilenebilir enerjinin dalgalanmalarını dengeleme ve arz güvenliğini sağlama gibi kritik fonksiyonlara sahip olduğunu belirtti. Doğal gazın, Türkiye’nin enerji dönüşümünde önemli bir ‘geçiş yakıtı’ olarak konumlandırıldığını ve 2053 net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılmasına katkı sağladığını vurguladı.
Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yaklaşık beşte birinin doğal gaz santrallerinden oluştuğunu belirten Bayraktar, 2025 yılında üretilen elektriğin yüzde 23’ünün bu santraller tarafından sağlandığını açıkladı. Ulusal Enerji Planı kapsamında, artan talebin karşılanması ve yenilenebilir enerjinin dengelenmesi amacıyla 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitesine 10 bin megavat yeni kurulu güç ilave edilmesi hedefleniyor.
Açılışı yapılan santralin Marmara Bölgesi için stratejik bir yatırım olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, bölgenin Türkiye’nin sanayi ve üretim üssü olduğunu ve elektrik tüketiminin en yoğun olduğu bölge olduğunu belirtti. Bu nedenle, bölgede kurulacak her yeni tesisin ülkenin ekonomik büyümesine doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti.
Santralin teknolojik açıdan da ileri düzeyde olduğunu belirten Bayraktar, yüzde 63’ün üzerinde verimlilik oranıyla çalışacak olan bu santralin, hem yakıt tüketimini hem de karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltacağını vurguladı. Bu yönüyle santral, sadece güçlü değil, aynı zamanda çevreci bir yatırım olarak da öne çıkıyor.
Bakan Bayraktar, BOTAŞ’ın 6 kıtadan boru hatlarıyla veya sıvılaştırılmış şekilde doğal gaz tedarik ettiğini, yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküp doğal gaz ürettiklerini anlattı. LNG gazlaştırma kapasitesinin 2016’dan bu yana yaklaşık 5 kat arttığını ve günlük 161 milyon metreküpe ulaştığını, önümüzdeki birkaç yıl içinde iki yeni FSRU ile bu kapasitenin günlük 200 milyon metreküpe çıkarılacağını belirtti. Ayrıca, yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesinin 6,3 milyar metreküpe ulaştığını ve hedefin 2028 yılına kadar tüketilen doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabilecek bir kapasiteye sahip olmak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin enerji sektöründe attığı bu adımlar, ülkenin enerji bağımsızlığını güçlendirme ve sürdürülebilir bir enerji geleceği inşa etme yolunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilebilir. Doğalgaz santrallerinin, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla entegre bir şekilde çalışarak Türkiye’nin enerji ihtiyacını güvenilir ve çevreye duyarlı bir şekilde karşılaması hedefleniyor.
