Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2025’te başlattığı ‘Yerli Nükleer Reaktör Geliştirilmesi Projesi’, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde kazanılan deneyimle yeni bir boyut kazanıyor. IC Holding, nükleer alandaki tüm faaliyetlerini IC Nükleer ve Endüstri (ICN) çatısı altında birleştirerek, yerli reaktör üretimi için İTÜ ile güçlerini birleştiriyor. Bu iş birliği, Türkiye’nin nükleer enerjide dışa bağımlılığını azaltma ve yerli teknolojiyi geliştirme hedefine önemli bir katkı sağlayacak.
nükleer enerji Neler Sunuyor?
İTÜ kampüsünde kurulacak nükleer teknopark, özellikle Küçük Modüler Reaktörler (SMR) üzerine yoğunlaşacak. IC Holding’in desteğiyle hayata geçecek teknopark, akademi ve sanayinin iş birliğiyle nükleer teknolojilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacak. İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, nükleer teknolojinin sadece enerji üretimi değil, aynı zamanda bir gelecek tasarımı olduğunu vurgulayarak, bu teknoparkın Türkiye’nin nükleer alandaki yetkinliğini artıracağını belirtiyor.
IC Holding CEO’su Can Çaka, Türkiye’nin nükleer enerjide oyun kurucu bir rol üstlenmek istediklerini ifade ediyor. Şirketin hedefi, sadece projelerin yüklenicisi olmak değil, anahtar teslim nükleer projeler geliştirebilen entegre bir yapı kurmak. Bu vizyon doğrultusunda, özellikle 4. nesil hızlı reaktörlerin yerli imalatı hedefleniyor. Ayrıca, SMR teknolojisiyle esnek ve güvenli enerji çözümleri üretmek ve Türkiye’yi nükleer teknolojilerde küresel bir referans ülke haline getirmek amaçlanıyor.
Projenin 4 ila 8 yıl içinde tamamlanması öngörülüyor. İTÜ’nün yanı sıra, Hacettepe Üniversitesi gibi diğer yetkin kurumların da projeye dahil edilmesi planlanıyor. Türkiye’nin nükleer mühendislik alanındaki insan kaynağını güçlendirmek için her yıl en az 10 öğrenciye araştırma bursu verilecek ve ‘Nükleer Mühendislik Yenilikçi Yandal Programı’ ile gençlerin bu alana yönlendirilmesi teşvik edilecek. Bu adımlar, Türkiye’nin nükleer enerjide sürdürülebilir bir gelecek inşa etmesine katkı sağlayacak.
Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi ve teknolojik bağımsızlık vizyonu için bu proje büyük önem taşıyor. Yerli nükleer reaktör projesi sayesinde Türkiye, nükleer teknolojiye sahip ülkeler arasında yerini alacak ve enerji güvenliğini yerli mühendislik çözümleriyle sağlama imkanı bulacak. Bu proje, Türkiye’nin sadece enerji üretimi değil, aynı zamanda teknoloji geliştirme ve ihracat alanlarında da söz sahibi olmasını sağlayacak stratejik bir yatırım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki bu atılımı, ülkenin enerji portföyünü çeşitlendirmesi ve karbon emisyonlarını azaltması açısından kritik bir öneme sahip. Yerli nükleer reaktörlerin geliştirilmesi, Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendirirken, aynı zamanda ülke ekonomisine de önemli katkılar sağlayacak. Bu proje, Türkiye’nin geleceği için umut verici bir adım olarak değerlendirilebilir.
