Gümrükte MODEL Muafiyet Kodu ile Kolaylık
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yanı, sisteme eklenen “MODEL” muafiyet kodu. Bu kod sayesinde, yurt dışından getirilen ve değeri 30 Avro’yu aşmayan ürünler, belirli şartları sağladıklarında Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi (BGB) kapsamında ülkeye giriş yapabilecekler. Amaç, gümrük işlemlerini hızlandırmak ve bürokratik engelleri azaltmak. Bu muafiyet, özellikle Ar-Ge, eğitim ve test amaçlı, ticari değeri olmayan numuneleri kapsıyor. Üniversiteler, öğrenciler ve Ar-Ge personeli, projelerinde kullanacakları PCB, çip, sensör gibi teknolojik bileşenlere artık daha kolay ulaşabilecekler. Ancak, bu ürünlerin ticari amaç taşımaması ve yalnızca numune veya model niteliğinde olması gerekiyor.
yurt dışı alışveriş Neler Sunuyor?
Suistimalleri Önleme Amaçlı Kurallar
Bu kolaylıktan yararlanmak için bazı önleyici tedbirler de alınmış durumda. İlgili kişilerin, T.C. Kimlik Numaraları ile birlikte okul veya kurumlarından alacakları proje veya görev belgelerini gümrük idaresine veya operatör firmaya ibraz etmeleri gerekiyor. Ayrıca, bir takvim ayı içinde bu kapsamda en fazla 5 taşıma senedi ile eşya girişine izin verilecek. Bu sayede, uygulamanın kötüye kullanılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

İhracat Limitlerinde de Artış
Genelge sadece ithalatı değil, ihracatı da destekliyor. Basitleştirilmiş Gümrük Beyanı ile yapılan ihracatta, 300 kilogram olan sınır 600 kilograma, 15.000 Avro olan limit ise 30.000 Avro’ya yükseltildi. Bu değişiklik, özellikle mikro ihracat yapan teknoloji girişimcileri ve KOBİ’ler için önemli bir fırsat sunuyor. Kapasitelerini artırarak daha fazla ürün ihraç etme imkanı bulacaklar.
Bu düzenleme, özellikle prototip geliştirme aşamasındaki girişimciler ve öğrenciler için büyük önem taşıyor. Donanım temin süreçlerini kolaylaştırarak, yerli donanım geliştirme çalışmalarını hızlandıracağı öngörülüyor. Ancak, uygulamanın pratikte nasıl işleyeceği ve suistimallerin ne kadar önlenebileceği yakından takip edilmesi gereken konuların başında geliyor. Yeni düzenlemelerin Türkiye’deki teknoloji ekosistemine olumlu katkılar sağlaması bekleniyor. Özellikle Ar-Ge ve inovasyon alanlarında faaliyet gösterenlerin önünü açacak gibi görünüyor. Bu adımın, Türkiye’nin teknoloji alanındaki rekabet gücünü artırmasına yardımcı olacağı düşünülüyor.

